Makaleler

Ezber Bozmak

    Hepimiz bu hayata bir aile aracılığıyla  gözlerimizi açıyoruz ve birçoğumuz uzun bir zamanı ailemizle yaşıyoruz.İnsan yavrusu diğer canlılardan farklı olarak uzun yıllar bakım ve rehberlik gerektiriyor.Elbette bu süreçte ailemizden öğrendiğimiz değer yargıları,ahlak kuralları,kalıplar ve öğretiler bizi şekillendiriyor.Sosyal varlıklar olarak etkileşim içinde olduğumuz çevreden de aldıklarımız ile birlikte kendimize ait bir dünyayı algılama modeline sahip oluyoruz.Pek çok öğrendiğimiz bilgilerde bir süre sonra ezberlerimiz haline geliyor.Ezberlerimiz aslında bizim rahatlık alanımızdır.Kendimizi bir şekilde orada güvende hissederiz.Mesela ailemizden öğrendiğimiz beslenme modeli bizi ideal kilodan uzaklaştırsa ve bu durumdan hoşnut olmasak da değiştirmek,alıştığımız beslenme modelinin,damak tadının dışına çıkmak zor gelir.
    Bizi kısıtlayan,engelleyen düşünce ve davranış kalıplarının doğurduğu sonuçlardan şikayet etsek de onların oluşturduğu güvenli alanda olmayı tercih ederiz.Çoğunlukla onlara sıkı sıkıya tutunuruz.
    Elbette sahip olduğumuz her değer,her olgu ya da kalıp bozulacak diye bir şey yoktur.Kişiyi istediği hayata giderken;engelleyen,ona ayak bağı olan,zamanını enerjisini çalan,ruhunu körelten köhnelikler varsa bunları dışına çıkabilmektir amaç
    Bu;belki içinde yaşanılan toplumda yüzyıllardır devam eden bir adet,gelenek olabilir.Belki de kişinin kendi içinde hissettiği sınırlayıcı bir olgu da olabilir.Ezber bozmak cesaret işidir.Özgürlüğe adım atmaktır.Bir kez özgürlüğünün tadını alan kişi için sınırlar kalkar.Tüm kısıtlayıcı düşünceler,inançlar kalıplar olasılıklara açılır.Kişi kendisinde ezber bozarak topluma da rehberlik edebilir.Toplumun da ezberini bozmaya başlar.Ancak bu tüm dogmatik yapıdaki geniş kitlenin kimyasını yerle bir eder.Bu kişiler başta ciddi şekilde eleştirilirler ancak kitleleri ileri taşımaya niyet eden kişi bunu göze almalıdır
    Ezberlerin olduğu yerde akıl yürütmek gerekmez ve yaratıcılık da yoktur.
    Ezber bozmak en iyi bildiğimizi sandığımız doğruları,kararları ön yargısız olarak gözden geçirebilmeyi,kendini sorgulayabilmeyi gerektirir.Unutmayalım doğrularımız ve yanlışlarımız sürekli yer değiştirebilir mutlak doğru kalıplaşmış düşüncenin eseridir.
    Kendi iç temizliğini yapabilen,aslalarını bir kenara koyup tüm olasılıkları değerlendiren kişi özgürdür.
Şimdi kendinize şu soruyu sorabilirsiniz''Özgürlüğe adım atmaya hazır mıyım?''
                            
                                                                                                                     Sevgilerimle Tuğba ATAK